Vizeler kalkıyor

VİZELER GERÇEKTEN KALKIYOR MU?
Haziran sonunda Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki vizelerin kalkması bekleniyor. Vizeler haziran sonunda gerçekten kalkacak mı?
İşte bu sorunun yanıtı.

Sorularla AB’ye vizesiz seyahat süreci


Türkiye ile AB arasında Vize Serbestisi Diyalogu Mutabakat Metni ile Geri Kabul Anlaşmasının imzalanmasıyla vizesiz Avrupa yolunda önemli bir adım atıldı. Peki, süreç nasıl işleyecek, Türkiye’nin avantajları neler olacak? Avrupa Birliği Bakanlığı, AB ile vize muafiyeti konusundaki soru işaretlerini gidermek için bir kitapçık yayımladı. İşte AB ile vize anlaşmasına ilişkin temel sorular ve yanıtları: 


Vize muafiyeti hangi ülkeleri kapsıyor? Türkiye-Avrupa Birliği (AB) Vize Serbestisi Anlaşması tüm AB ülkelerini kapsamıyor. Danimarka, İngiltere ve İrlanda vize serbestisi anlaşmasının dışında kalan ülkeler. İngiltere ve İrlanda AB’nin özgürlük, güvenlik ve adalet alanlarında farklı kurallara tabi olduklarından, AB’nin vize politikası ve geri kabul anlaşmaları bu iki ülkeyi bağlamıyor. Danimarka ise Schengen üyesi ülkeler arasında yer alıyor ve vize anlaşmalarının tarafı. Ancak Danimarka’nın Schengen sistemine koyduğu çekince nedeniyle Geri Kabul Anlaşması bu ülkede uygulanmayacak. Bu nedenle, Türkiye ile Danimarka arasında yeni bir geri kabul anlaşması yapılması gerekiyor. 

Geri Kabul Anlaşması nedir? Geri kabul anlaşması, bir ülkede yasadışı olarak bulunan kişilerin anlaşma yapılmış kaynak ülkeye veya en son transit geçiş yaptıkları ülkeye geri gönderilmesi. Türkiye ile AB Geri Kabul Anlaşmasıyla, karşılıklılık ilkesi gereği, Türkiye’de veya AB’ye üye bir ülkede, ülkeye giriş, ülkede bulunma veya ikamet etme koşullarını sağlamayan veya sağlayamaz duruma düşen kişilerin Anlaşmada belirlenen şartlar ve kurallar çerçevesinde ilgili ülkeye geri gönderilmesi amaçlanıyor. 

Bu çerçevede, 
• Yasadışı yollarla AB ülkelerine giden veya bu ülkelerde bulundukları sırada yasadışı duruma düşen (örneğin vize süresini geçiren) Türk vatandaşları ve Türkiye üzerinden Anlaşmaya taraf olan diğer ülkelere geçiş yapan üçüncü ülke vatandaşlarının Anlaşmada belirlenen şartlar ve kurallar çerçevesinde Türkiye’ye geri alınmasını, 
• Yasadışı yollarla AB ülkeleri üzerinden Türkiye’ye gelen veya Türkiye’de bulundukları sırada yasadışı duruma düşen AB üyesi ülkeler ve üçüncü ülke vatandaşlarının Anlaşmada belirlenen şartlar ve kurallar çerçevesinde ilgili AB ülkesine iade edilmesini düzenliyor. 

Yol haritası nasıl olacak? 
Vize Muafiyeti Yol Haritası, AB’nin vize muafiyeti vermek üzere koşulluluk ilkesi çerçevesinde ilgili ülke ile başlattığı görüşmelere temel teşkil eden belge. Yol haritalarında; seyahat belgelerinin güvenliği göç ve sınır yönetimi, kamu düzeni ve güvenliği ile temel haklar gibi alanlarda AB müktesebatına uyum ve etkili uygulamayı içeren koşullar yer alıyor. 

AB’nin koşulluluk ilkesi çerçevesinde, komşu ülkeler bakımından teşvik edici bir dış politika aracı olarak benimsediği vize muafiyeti stratejisi, AB’nin Doğuya doğru genişleyen sınırlarını düzensiz göçe karşı koruyacak şekilde tasarlandı. Bu çerçevede, yakın coğrafyasındaki ülkelerle geri kabul anlaşmaları imzalaması ve uygulaması AB’nin bu ülkelere vize kolaylığı veya vize muafiyeti tanıma sürecinin bir ön koşulu olarak ortaya çıkıyor. 

Geri Kabul Anlaşmasının uygulanmasının yanı sıra, yine AB’nin koşulluluk politikasına paralel olarak, sınır denetiminden göç yönetimine, belge güvenliğinden temel haklara kadar geniş bir yelpazede atılacak adımlar neticesinde, o ülke vatandaşlarına önce vize kolaylığı sağlanıyor, sonra da vize muafiyeti veriliyor. 

Türkiye’nin muafiyet için ne yapması gerekiyor? 
Türkiye-AB Geri Kabul Anlaşması’nda tarafların, bir diğerinde bulunan ve Anlaşmada belirlenen şartlara uyan düzensiz göçmen durumundaki üçüncü ülke vatandaşlarını Anlaşmanın yürürlüğe girmesinden itibaren 3 yıllık bir geçiş süresi sonunda kabul etmeye başlamaları öngörülüyor. Bu kapsamda, Türkiye, ülkesi üzerinden AB ülkelerine yasadışı yollarla giden üçüncü ülke vatandaşlarını Anlaşma yürürlüğe girdikten 3 yıl sonra geri almaya başlayacak. Bu durum, AB üzerinden Türkiye´ye gelecek düzensiz göçmenlerin ilgili AB ülkelerine iadesi için de geçerli. 

Türkiye, vize muafiyeti sürecini başarıyla tamamladığı ve üçüncü ülke vatandaşlarının geri kabulüne ilişkin uygulamayı başlattığı zaman (AT) 539/2001 sayılı Konsey Tüzüğü’nde bir değişiklik yapılacak. Bu değişiklikle Türkiye, söz konusu Tüzüğün ekinde yer alan ve vize uygulanacak ülkelerin yer aldığı negatif listeden vize muafiyetine sahip ülkelerin bulunduğu pozitif listeye alınacak ve Türk vatandaşları için vize muafiyeti gerçekleşmiş olacak. 

Vize muafiyeti daha erken başlayabilir mi? 
Türkiye’nin Meşruhatlı (açıklamalı) Yol Haritası ile Geri Kabul Anlaşması’ndaki koşulları daha hızlı bir şekilde hayata geçirip, üçüncü ülke vatandaşlarının kabulünü daha öne çekebilmesi durumunda, vize muafiyeti de buna paralel olarak daha erken başlayabilir. 

Geçiş süreci ne kadar sürecek? 
Türkiye-AB Geri Kabul Anlaşması’nda, tarafların üçüncü ülke vatandaşlarını Anlaşmanın yürürlüğe girmesinden itibaren 3 yıllık bir geçiş süresi sonunda kabul etmeye başlamaları öngörülüyor. Buna göre Türkiye, ülkesi üzerinden AB ülkelerine yasa dışı yollarla giden üçüncü ülke vatandaşlarını Anlaşma yürürlüğe girdikten 3 yıl sonra geri almaya başlayacak. 

Türkiye sorumluluklarını yaptığı halde uygulama veto edilebilir mi? 
Konsey, Türkiye’ye vize serbestisi sağlanmasına yönelik kararını nitelikli çoğunlukla vereceğinden, Tüzük değişikliği için tüm AB üyesi ülkelerin onayı gerekmiyor. Dolayısıyla, Türk vatandaşlarının İngiltere ve İrlanda hariç AB üyesi ülkelere vize almadan gidebilmeleri Geri Kabul Anlaşması’nın yürürlüğe girmesinden en geç 3-3,5 yıl sonra başlayacak. 

Kazanılmış haklar ne olacak? 
Vize muafiyeti süreci Türk vatandaşlarının ortaklık hukuku çerçevesinde kazanılmış haklardan bağımsız bir biçimde ilerliyor ve bu haklarda herhangi bir kayıp getirmiyor. Yani vize muafiyeti süreci, ortaklık hukukundan kaynaklanan hakların kullanılmasına herhangi bir engel oluşturmuyor. Ortaklık hukukundan kaynaklanan haklar bakımından herhangi bir kaybın olamayacağı Geri Kabul Anlaşmasında da açıkça düzenledi. 

AB’deki Türkler karardan etkilenecek mi? 
Türkiye-AB Geri Kabul Anlaşması, AB ülkelerinde yasal olarak ikamet eden ya da çalışan Türk vatandaşlarını hiçbir şekilde etkilemeyecek. Anlaşma sadece AB ülkelerinde düzensiz göçmen konumundaki Türkler için geçerli olacak. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 23. Maddesi Türk vatandaşlarının yurda girme hakkından yoksun bırakılamayacağı hükmünü içerir. Geri Kabul Anlaşması uygulamaya girdikten sonra, önceden olduğu gibi, AB ülkelerine yasadışı yollarla giriş yapmış veya AB ülkelerinde ikamet ederken herhangi bir sebeple düzensiz göçmen durumuna düşen Türk vatandaşlarının Türkiye’ye iadesi mümkün olacak. 
Öte yandan, bu durumdaki bir Türk vatandaşı konuyu yargıya taşımışsa, AB’nin bu kişiyi yargı süreci tamamlanmadan önce iade edemeyeceğine ilişkin bir kayıt Meşruhatlı Yol Haritasında yer alıyor. 

Kaçak iadesi nasıl olacak? 
Türkiye üzerinden geçerek AB ülkelerine giren düzensiz göçmenlerin Türkiye’ye iade edilmeleri ancak bu kişilerin Türkiye üzerinden geçerek AB’ye girdikleri Türkiye tarafından kabul edilmesi durumda mümkün olacak. 

Türkiye’nin AB’den gelen geri kabul başvurusunu Anlaşmada belirlenen koşullara uygun olmadığı gerekçesiyle kabul etmemesi durumunda ilgili kişinin Türkiye’ye iadesi yapılamayacak. Ayrıca, Türkiye’nin, gelecek dönemde üçüncü ülkelerle ikili geri kabul anlaşmaları yapması ve dil laboratuvarları gibi bazı teknik yatırımları hayata geçirmesi sayesinde AB tarafından Türkiye’ye iade edilecek düzensiz göçmenlerin kaynak ülkelere geri gönderilmesi söz konusu olacak. 

Türkiye’deki Suriyelilerin durumu ne olacak? 
Türkiye-AB Geri Kabul Anlaşması’nın, Türkiye’de geçici korumadan yararlanan ve Türkiye’nin 1951 Cenevre Sözleşmesi’ne koyduğu coğrafi sınırlama nedeniyle mülteci statüsünde değil, misafir olarak kabul ettiği Suriye vatandaşlarına etkisi olmayacak. Suriye vatandaşları içerisnden, AB ülkelerine yasadışı yollarla girenlerin Geri Kabul Anlaşması kapsamında Türkiye’ye iadesi ancak Anlaşma yürürlüğe girdikten 3 yıl sonra söz konusu olacak. 

Türkiye’nin mali yükü ağırlaşacak mı? 
Geri Kabul Anlaşması çerçevesinde iade edilecek göçmenlerin iade masrafları gönderen ülke tarafından karşılanacak. Türkiye’den AB’ye geçtikleri tespit edilerek iade edilen düzensiz göçmenlerin geri gönderme merkezlerinde idari gözetim altında tutuldukları süre boyunca barınma ve ülkelerine geri dönüşlerine ilişkin masraflarsa Türkiye tarafından karşılanacak. 

AB bütçe desteği sağlayacak mı? 
AB’den Türkiye’ye iade edilecek düzensiz göçmen sayısına paralel olarak Türkiye’nin üstleneceği mali yük de artacak. Bu mali yükün bir bölümünün Katılım Öncesi Yardım Aracı (IPA) vasıtasıyla gerçekleştirilecek projelerle AB tarafından karşılanması söz konusu.
AB Bakanlığı tarafından hazırlanan ‘Türkiye-AB Vize Muafiyeti Süreci ve Geri Kabul Anlaşması Hakkında Temel Sorular ve Yanıtları’ isimli kitapçığın tam metni: 
www.abgs.gov.tr/files/pub/turkiye_ab_vize_muafiyeti_sureci_ve_geri_kabul_anlasmasi_hakkinda_temel_sorular_ve_yanitlari.pdf

Haydi Kayak Yapmaya

Kış mevsininin keyfini çıkarmak isteyenler bu yazıyı okusun.
Türkiye, kış mevsiminde dünyaca ünlü kayak merkezleri ile dikkat çekiyor. Türkiye’de kayak yapabileceğiniz yerlerin listesi bu yazıda.
 
Kayak Merkezleri

Kışın en keyifli tarafı şüphesiz kar tatili... Üstelik Türkiye bu bakımdan epey şanslı. Birbirinden farklı özellikler sunan birçok kayak merkezine evsahipliği yapıyor. Uludağ, Kartalkaya, Erciyes, Palandöken... Ve bu kayak merkezleri tesisleri, pistleri, sunduğu hizmetler, gurme yemekler ve gece hayatıyla turistlerin gözdesi...
PALANDÖKEN (Erzurum)

Her seviyeden kayaksevere uygun
Erzurum, Palandöken son yıllarda atağa geçen kayak merkezlerinden biri. Dadaşlar diyarı Erzurum'un Palandöken dağları ulaşım kolaylığı, karanlıkta aydınlatılan pistleri ve farklı seviyelere hitap etmesiyle turistlerin gözdesi. Palandöken'i tercih etmek için birden fazla sebep var. Ama konumu özellikle iki-üç günlük kar kaçamağı için büyük kolaylık sağlıyor. İstanbul, Ankara, İzmir gibi merkezlerden bir saat 40 dakikalık uçuş sonrası yaklaşık 15 dakika sonra kayak merkezine varıyorsunuz. Öncelikle daha önce gitmeyenler için Erzurum'un kayak pistlerinden söz etmekte fayda var. Her seviyeden kayakseverlere hitap eden pistleri bulunan Palandöken 1993'ten bu yana kış turizminin önemli merkezlerinden biri ilan edilmiş. Zira 2011 yılında Dünya Üniversiteler Kış Oyunları'na evsahipliği yaparak rüştünü ispatlamış bir merkez söz konusu olan. New York Times gazetesi ise dünyadaki en iyi kayak merkezlerini sıraladığı listede Palandöken'e 18. sırada yer verdi. 12 bin kişiye hizmet verme kapasitesi olan yedi kolay, sekiz orta dereceli, iki de zor pisti bulunuyor. Tüm bunların yanında dört adet de doğal pisti var. Merkezin en uzun pisti 12 km. Şu sıralar tüm Avrupa'da olduğu gibi burada da küresel ısınmaya bağlı gelişen kar problemi mevcut. Ama bu sorun kar makineleriyle giderilmiş. Kayak için gerekli tüm önlemler alınmış. Hatta geçtiğimiz hafta tüm dünyanın takip ettiği ve spor kanallarının canlı yayından verdiği k1 Kayak Ligi yarışmaları da burada gerçekleşti. Palandöken'de sezon uzun. Kasım ayı itibariyle başlıyor ve mayıs ortasına kadar devam ediyor. Deniz seviyesinden yaklaşık 3 bin metre yükseklikteki kayak merkezine normal kış koşullarında iki-üç metre kar yağıyor.

GECE KAYAĞI MÜMKÜN
Palandöken'de hava karardıktan sonra da kayma imkanı var. Çünkü pistler ışıklandırılıyor. 10 telesiyej, bir teleski, iki baby lift ve bir gondol hizmeti bulunuyor. Gondol liftiyle en yüksek noktalarından biri olan Ejder Tepesi'ne varılıyor. Erzurum'da son yıllardaki otel sayıları da artmış durumda. Üstelik tesislerin sunduğu hizmetlerde de sınır yok. Burada spa keyfi yapıp iyi yemekler yiyebilirsiniz. Minikler de unutulmamış. Çocuklar için ayrı kızak pisti, mini curling gibi aktiviteler de var. Bu arada kızaklar çocukların olduğu kadar yetişkinlerin de rağbet ettikleri bir aktivite. Ayrıca dağcılık, paintball, snowtube yapmak da mümkün. Kristal kar merkezi olarak da nitelendirilen Palandöken'de sadece kayakseverler için seçenekler yok anlayacağınız.

ERCİYES (Kayseri)

Gelişmeye devam ediyor
Kayseri'ye bağlı Erciyes, 3916 metreye ulaşan zirvesiyle İç Anadolu'nun en yüksek dağı. Kayseri Büyükşehir Belediyesi'nin Erciyes Master Planı ile son yıllarda Alpler standardında bir kayak merkezine dönüşen Erciyes, kış turizmi açısından şehrin en önemli turizm hazinesi. Erciyes Kış ve Turizm Merkezi, günde yaklaşık 7 bin kişiye kayak yapabilme imkanı sunmakta. Bundan çok değil birkaç yıl önce birkaç pistten ibaret olan kayak merkezi, her geçen gün daha da gelişiyor ve Avrupa'daki popüler kayak merkezlerini aratmayacak hale geliyor. Kışın karın eksik olmadığı Erciyes kayak için güvenli pistlere sahip. Burası aynı zamanda snowboard yapanlar için de ideal. Yumuşak karıyla ünlü Erciyes'te üçü baby lift, üçü teleski ve ikisi zümrüt sekiz lift var. Ulaşımı da kolay. Kayseri Havalimanı'na vardıktan 30 dakika sonra kayak merkezindesiniz.

KARTALKAYA (Bolu)

Önce toz kar, sonra ıslak kar
Bolu sınırları içinde, Köroğlu Dağları üzerindeki Kartalkaya'da sezon nisan ayına kadar sürüyor. Şu sıralar pistlerde kar kalınlığı yapay karla 120 santimetreyi buluyor. Alp disiplini kayak için uygun koşullara sahip olan kayak merkezi off-pist olanakları sayesinde, snowboard'cular arasında çok popüler. Çok canlı bir gece hayatı olmadığı için gerçek kayak ve snowboard sevenler burayı tercih ediyor. Kayak alanı 1850-2200 metre yükseklikte. Merkezde ayrıca iki telesiyej, altı teleski ve üç baby lift olmak üzere toplam 11 mekanik sistem var. Kartalkaya'da kayak, kızak ve snowboard kiralama hizmeti de veriliyor. 2 bin metre yükseklikteki beş otel dinlenmek için ideal. Büyüleyici karı ile ünü sınırları aşan Bolulu ustaların elinden çıkan lezzetli yemekleri ünlü Kartalkaya'ya İstanbul ve Ankara'dan otomobilinize atlayıp saatler içinde varabilirsiniz. Bolu Tüneli açıldığından bu yana, ulaşım İstanbul'dan daha kolay ve daha hızlı. Çam ağaçları ile süslü manzaranın keyfini çıkarmayı ihmal etmeyin.

ULUDAĞ (Bursa)

Ulaşımı kolay
Uludağ, Türkiye'nin en önemli kayak merkezlerinden biri. Özellikle sömestr döneminde ailelerin akınına uğrayan merkez, sezon boyunca birçok şenliğe ev sahipliği yapıyor. Kayak ve kar tutkunlarının ikinci adresi olan Uludağ'ın oteller bölgesinde sekiz telesiyej, yedi teleski olmak üzere 15 mekanik sistem mevcut. Merkez 2543 metre yüksekliğe sahip olan dağ pistleri kadar renkli gece hayatıyla da ünlü. Pendik-Yalova ve Yenikapı-Yalova feribot seferlerine ek olarak Yenikapı-Mudanya seferinin de bulunması İstanbul'dan ulaşımı son derece kolay hale getirdi. Uludağ'da kayak yapabilir, kızak ve kar motorunun keyfini çıkarabilirsiniz. Burada kayak dışında da yapacak pek çok aktivite var. Şömeni başında oturabilir, kahvenizi yudumlayarak kayak yapanları seyredebilir ya da otellerin spa'larında ruhunuzu dinlendirebilirsiniz. Yemek için birinci bölgedeki kafeleri ve terasları tercih edebilirsiniz. Otellerin restoranları da oldukça iddialı. Buranın sucuk-ekmeği meşhur. Gece ise eğlence kulüplerde devam ediyor.

Kartalkaya'da pistler hazır

Lüks butik dağ oteli konseptiyle hizmet veren Kaya Palazzo Ski & Mountain Resort özel mimarisi ve hizmet kalitesiyle kayak ve snowboard tutkunlarına unutulmaz bir kış tatili vaat ediyor. Kartalkaya'da yer alan tesis, 1.5 milyon metrekareye sahip pist alanı, Türkiye'de ilk kez kullanılan Leitner markalı önden korumalı lifti, farklı zorluk derecelerinde 11 pisti, yedi lifti ve misafirlerine direkt olarak telesiyejlere ulaşım imkanı veren mimarisi ile de çok farklı. Bu arada Kaya Palazzo ve Dorukkaya pistlerinde pistlerinde geçen yıl faaliyete geçen kar makineleri ile kar kalınlığı 100 cm'i aştı.

Renaissance Polat Erzurum yenilendi

Erzurum 'da Palandöken Dağları'nın eteğinde, İstanbul'a sadece iki saat uzaklıkta bulunan Renaissance Polat Erzurum Hotel, geçen yıl yapılan yenileme çalışmaları ile misafirlerine ayrıcalıklı bir kayak deneyimi vaat ediyor. Otelde spor kulübü ve gece kulübünün yanı sıra otelin ön tarafta telesiyej sistemi, dört kişilik liftler ve herkesin ısıtmalı özel dolaba sahip olduğu 500 metrekarelik modern kayak odası bulunuyor. Suni karlama sistemi sayesinde kesintisiz kayak keyfi sunan Renaissance Polat Erzurum Hotel pistlere yerleştirilen ışıklandırmalar ile gece kayağı hizmeti verirken çocuklar için karda oyun alanı da hazırladı.

Ommer 2016'dan umutlu

Kayseri'nin önde gelen otellerinden Ommer Hotel, 190 odadan oluşuyor. Uzun dönem konaklamalar için ev konforu sunan otelin içerisinde Joie Club fitness ve spa merkezi, hamamlar ve olimpik yüzme havuzu bulunuyor. Türkiye'nin önde gelen mimarları tarafından tasarlanan iç mekanlar sıcak atmosferi ile dikkat çekiyor.

Kayakçıların adresi: Radisson Blu Hotel Kayseri

RadIsson Blu Hotel Kayseri, kayak sporunu herkesin yapabilmesi için 2016'ya özel bir paket hazırladı. Pakette bir gece konaklama, açık büfe kahvaltı, Erciyes Dağı'na transfer ve sınırsız ski pass dahil. Erciyes kayak merkezine 25 km uzaklıktaki otelin 244 oda ve süiti bulunuyor. Otelde City Club Spa ve Fitness Merkezi de bulunuyor. 
Kaynak.  Sabah- Ekrem ÇELİKİZ
Labels. Kayak merkezileri, kartepe kayak merkezi, uludağ kayak merkezi, palandöken kayak merkezi, ılgaz kayak merkezi


BOLU ABANT'TA KAYAK KEYFİ




Kış mevsiminin gelmesiyle birlikte kayak merkezleri hareketlendi. İstanbul’a yakın olması  nedeniyle bu kış,  Kocaeli Kartepe ve Bolu abant kayak merkezleri  yoğun ilgi görüyor.
Abant Kayak Merkezi


Bolu'daki, doğal güzellikleriyle ünlü Abant Tabiat Parkı, karın keyfini çıkarmak isteyen tatilcilerden yoğun ilgi görüyor.
Tabiat parkında 2 gündür aralıklarla devam eden yağışın ardından kar kalınlığı yer yer 1 metreye ulaştı. Yurt içi ve dışından Abant'a gelenler, tatillerinin keyfini, kar topu oynayarak, kar altında at ve faytonla tur atarak geçirdi. Tatilciler, göl çevresinde yaptıkları yürüyüş sırasında bol bol hatıra fotoğrafı çekti.
Karayolları ve il özel idaresi ekipleri, Bolu-Abant karayolunun ulaşıma kapanmaması için karla mücadele çalışmalarını sürdürüyor.Öte yandan, tabiat parkında bulunan oteller de yeni yıl öncesinde yüzde 100 doluluğa ulaştı.
Bölgedeki bir otelin genel müdürü Erol Oğuz, yağan karla Abant'a ilginin arttığını belirterek, "Haftalar öncesinde yılbaşı rezervasyonlarını almaya başlamıştık. Kar yağışıyla rezervasyonlarımız ve doluluk oranımız yüzde 100'e ulaştı. Tatilciler yeni yıla, Abant'ta doyasıya eğlenerek girecek" dedi.
Kaynak:  sabah. Ekrem Çelikiz
Labels. kayak merkezleri, bolu abant kayak merkezi , kartepe kayak merkezi, palandöken kayak merkezi


Vizesiz Avrupa sonunda

Avrupa Birliği'nden beklenen müjdeli haber geldi.
Vizesiz  Avrupa Ekim ayında başlıyor.

AB Bakanı Bozkır, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının Schengen’e vizesiz girebilmesi için AB ile mutabakatın sağlandığını belirterek, “Çok önemli bir beklentimiz bu şekilde karşılanmış olacak” dedi.
Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır, yedincisi Samsun’da düzenlenen “Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne Üyelik Süreci” konulu sivil toplumla diyalog toplantısında yaptığı konuşmada, AB tarafından sağlanan kaynaklar ve AB ile Türkiye ilişkileri hakkında bilgi verdi.
Bakan Volkan Bozkır, bu toplantıları düzenlemekteki amaçlarının “AB sürecinden nasıl yarar sağlayabiliriz” arayışı olduğunu belirtti.

“AB sürecinde önemli kaynaklar var”
AB sürecinde önemli kaynaklar olduğunu, bu kaynakların kullanılabilmesi için de projeler üretilmesi ve bu projelerin de belli bir standartta, belli bir şablon içinde yapılması gerektiğini söyledi.
Erasmus programına da değinen Bozkır, “Önümüzde 800 milyon avroluk 2020 yılına kadar harcayacağımız bir kaynak var. Buradan da inşallah 500 bin gencimizi, orta yaşlımızı, meslek erbabımızı bundan yararlandırmayı umuyoruz. Sivil toplum için de önümüzdeki dönemde yaklaşık 190 milyon avro 2020 yılına kadar kaynak var.”

”Öteki’ kavramını ortadan kaldıracak tek ülke Türkiye”
Bakan Bozkır, “Karşı karşıya olduğu ırkçılık ve İslam karşıtlığı gibi akımların yeşerdiği bir ortamda eğer Avrupa ‘öteki’ kavramının ortadan kaldırılmasını mümkün hale getirmek istiyorsa bunu sağlayabilecek tek ülke Türkiye’dir”
“Vatantaşlarımız Schengen bölgesine vizesiz girebilecek”
AB süreci bakımından son dönemde çok önemli gelişmeler meydana geldiğine işaret eden Bozkır, şöyle devam etti:
“Vizenin kaldırılması için mutabakat sağlandı ve inşallah bu yılın ekim ayında Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları Schengen bölgesine vizesiz olarak girebilecekler ve çok önemli bir sorunumuz, çok önemli bir beklentimiz bu şekilde karşılanmış olacak.”
“AB bakımından da Türkiye vazgeçilmez”
AB ile müzakere sürecinin hızlandığını da belirten Bakan Bozkır, şunları kaydetti:
“Türkiye için AB bugün belki gerçekten en fazla önem arz eden bir noktadadır ama AB bakımından da ‘Türkiye vazgeçilmez, onsuz olmaz ve geleceğe bakarken de Türkiye ile birlikte yürüme kararlılığına kavuşmuş’ bir tablo içindeyiz.”
Vize ve pasaport hakkında daha fazla bilgi almak için 
Kaynak Ab haber
Labels:
vizesiz avrupa turu ne zaman, vizesiz avrupa başlıyor, avrupaya vize yok artık



VİZESİZ YENİ YIL TATİLİ

VİZESİZ  YENİ YIL TATİLİ
Vizesiz Gidebileceğiniz Ülkeler

Yılbaşı tatilinde vize almadan gezmek mi istiyorsunuz?
Vizesiz gidebileceğiniz ülke sayısı hiç de az değil.
Sizlerde yılbaşı tatilinde gezmek istiyorsanız bu yazıyı mutlaka okuyun.
Gürcistan: Biraz doğa biraz kültür

Uzun yolculuk istemeyen ancak başka kültürleri tanımak isteyenler için Gürcistan kaçırılmayacak bir rota. Direkt uçuşların olduğu Gürcistan'a, karayolu ile Hopa'dan 15 dakika uzaklıktaki Sarp Sınır Kapısı'ndan geçerek gitmek mümkün. Gürcistan'ın görülmesi gereken noktaları arasında yedi kilometre uzunluğundaki sahil şeridi, yemyeşil doğası ile Batum, başkent Tiflis, Akhaltsikhe, Gori ile Kutaisi ilk sırada yer alıyor. Batum'da Gonio-Apsaros Kalesi, Gonio Köprüsü, Batum Botanik Bahçesi, Akhaltsikhe'de Osmanlı Kalesi ile Sapara Manastarı ve Khertvisi Kalesi, Kutasi'de ise Bagrati Katedrali ve Gelati Manastırı gezilecek yerler arasında.

Balkanlar: Keşfedilecek yer çok

Hem mesafe hem de kültürüyle bize yakın Balkanlar'da keşfedilecek o kadar çok yer var ki! Tur şirketleri meraklılarına, İstanbul'dan hareketle beş ülke sekiz şehir gibi seçenekli rotalar sunuyor. Sırbistan, Bosna, Karadağ, Arnavutluk ve Makedonya'nın en çok ilgi gören ve ziyaret edilen şehirleri arasında Tuna ve Sava nehirlerinin buluştuğu huzur kokan Belgrad, Saraybosna, Mostar, Trebinje, İşkodra, Tiran, Ohrid ve Üsküp bulunuyor. Balkanlarda sizi, tarihi dokusunu koruyan sokaklar ile evler karşılayacak, Türk kültürüne olan benzerlikleri karşısında kendinizi evinizde gibi hissedeceksiniz. Mostar Köprüsü, Başçarşı, UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi'ndeki Ohrid eski şehri, Avrupa'nın en derin ve en eski krater gölü Ohrid Gölü, Karadağ'ın Budva Riviera bölgesi Balkan turunun anılarda kalacak noktaları arasında.

Ürdün: Bir yanda deniz diğer yanda çöl

2016'yı ılık bir havada karşılamak isteyenler için Ürdün doğru seçenek olabilir. Osmanlı'nın izini sürebileceğiniz ülke, doğası, tarihi ve halkının misafirperverliği ile de sizi etkileyecek. Başkent Amman'a İstanbul'dan yaklaşık 2.5 saatlik uçak yolculuğu ile ulaşmak mümkün. Kendinizi bir anda Kızıldeniz'in eşsiz renkli suları ile büyüleyici çöl manzarasının ortasında bulacaksınız. Ürdün deyince ilk akla gelen yerler Akabe, Kızıldeniz, Petra ve Wadi Rum. Ürdün'ün güneyindeki Wadi Rum'un görkemli kayalıklarını seyretmek ve çöl hayatını bir anlığına yaşamak güzel bir tecrübe olabilir. Kızıldeniz kıyısındaki Akabe ise Ürdün'ün denize kıyısı olan tek şehri. Kültürel anlamda en etkileyici yer ise UNESCO'nun Dünya Mirası Listesi'nde yer alan antik kent Petra. Burada kayaların içinde uzayıp giden caddelerde dolaşmak unutamayacağınız seyahat anılarınız arasına girebilir. Amman'da ise Amman Citadel, I. Kral Abdullah Cami, Roman Tiyatrosu, Kraliyet Otomobil Müzesi, Ürdün Arkeoloji Müzesi, Wakalet Caddesi, Mango Evi gözde turistik noktalar.

Tayland: Uzakdoğu çok da uzak değil

Yeni yılda Uzakdoğu kültürü ve tropikal mevsimi yaşamak isteyenler için farklı bir rota; Tayland. Phuket adası, Bangkok ve Pattaya görülmesi gereken kent ve adalar. Ülkenin en büyük ve turistik adası olan Phuket'te, Andaman Denizi'nin turkuvaz güzelliğini, bembeyaz kumlu plajlarında huzuru bulabilirsiniz. Plajlarının yanı sıra Karon bölgesindeki büyük Buda Heykeli, şehir merkezindeki görkemli Wat Chalong ve Rua Tapınağı Phuket'in önemli yapılarından sadece birkaçı. Bu adada, Thaihua Müzesi, Thalang Ulusal Müzesi'nin yanı sıra Phuket Akvaryumu ile Deniz Kabuğu Müzesi ziyaret edilebilir. Başkent Bangkok ise Asya'nın en hareketli, en gösterişli şehirlerinden biri. 1782'de Kral Rama I tarafından başkent yapılan Bangkok'ta Rattanakosin, Çin Mahallesi ile müzeleri gezmek mümkün. Tayland'da görmeniz gereken başka bir durak da; gece hayatı ile ünlü Tayland körfezi kıyısındaki Pattaya. Pattaya'da ünlü Hakikat Tapınağı, Timsah Çiftliği, Buda Tepesi ile Kaplan Parkı mutlaka gezilecekler listesinde yer almalı.

Ukrayna: Sanatseverlere özel

Yeni yılı karlar altında, tarih ve kültürün içinde karşılamak isteyenler için Ukrayna ideal. Başkent Kiev ile ülkenin batısındaki Lviv keşfedilecek kentlerin başında geliyor. Doğu Avrupa tarihinde büyük yeri olan Lviv kenti, tiyatro- opera binalarıyla sanatseverlerin adeta gözdesi. Adam Mickiewicz, Leopold von Sacher-Masoch, Papa John Paul II gibi isimlerin anıtlarının yanı sıra Bertolt Brecht'in metninde ölümsüzleşen Aslan A sker Şveyk'in heykeline de ev sahipliği yapan Lviv'de, Etnografi ve Zanaat Müzesi, Ermeni Katedral, Lviv Sanat Galerisi, Çikolata Müzesi, Tarih Müzesi ve Svoboda Meydanı turunuzu renklendirecek noktalar. Bir dönem Osmanlı hakimiyetindeki başkent Kiev, 1800'lü yıllardan sonra Rus Çarlığı'nın bölgeye olan desteğiyle büyüyerek Avrupa'nın en büyük kentleri arasına girmeyi başarmış. Kiev'de, şehir çevresindeki tüm surlar yıkılmasına rağmen Golden Gate, günümüze yıkılmadan kalan tarihi bir eser niteliği taşıyor. Şehrin estetik ve tarihi dokusunu anlamak için ise Pecherska Lavra, Svetoya Sofya Katedrali, Mariyinsky Sarayı, 2. Dünya Savaşı Müzesi, Ulusal Opera Binası, Botanik Bahçe, Pirogovo Açıkhava Müzesi görülmeli.

Güney Afrika: Doğayla baş başa

Güney Afrika Cumhuriyeti'nde, Johannesburg, Cape Town ve Pilanesberg gezip görülecek, keşfedilecek kentler. Johannesburg'ta Houghton- Mandela Evi, Rosebank, Sandton ilk duraklarınız olabilir. Bu kentteki Aslan Parkı Gezisi'yle, nadir bulunan beyaz aslan, çita, devekuşu ve vahşi köpek gibi daha birçok hayvanı görme fırsatı yakalayabilir, bebek aslanlar ile yürüyüş yapma, zürafa besleme imkanı bulabilirsiniz. İkinci durak Pilanesberg ise, Güney Afrika kültürünü tanıma için es geçilmemesi gereken bir kent. Güney Afrika'da yaşayan siyah kabilelerin yaşam şekillerini, danslarını, gelenek ve göreneklerini yakından görebileceğiniz kültürel bir köy olan Lesedi, bunun için en önemli nokta. Kent her yıl ihtişamlı sportif ve eğlence faaliyetleriyle donanmış otelleri ile binlerce turisti kendisine çekiyor. Üçüncü durak ise, Cape Town. Burada Ümit Kalesi, Parlamento Binası ve Company Bahçeleri sizi bekliyor olacak. Efsanevi Ümit Burnu'nda ise, Duiker Adası'nda fok balıklarını ziyaret edebilir, Boulders Plajı'nda penguenler ile tanışarak, herkesin yaşayamayacağı anlara tanıklık edebilirsiniz.

Fas ve Tunus: Farklı bir deneyim

Fas, renkli enerjisi ve büyüleyici tarihi ile Arap dünyası ve Avrupa'nın göz kamaştırıcı bir kombinasyonu. Çöl kumları üzerinde yükselen kaleleri, sıcak kumlu plajları ve Atlas Dağları'nın mor tepeleri keşfedilmeye değer. UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi'ndeki Djemaa El Fna Meydanı'ndaki egzotik hareketlilik, Fez ve Marakeş'te Fas İmparatorluğu'na ev sahipliği yapan ovalar ile Rabat ve Kazablanka'nın plajları gezginlerin uğrak noktaları. Tunus ise harika kumsalları, tarihi kalıntıları, devasa palmiye, hurma ağaçları ve sokaklardaki yasemin kokusuyla ünlü. Tunus'taki ilk işiniz kesinlikle bir safari turu olmalı. Çöldeki bedevi çadırlarında kısa bir süre de olsa konaklamak, değişik bir macera olabilir. Ünlü mozaik müzesi Bardo Müzesi ve Roma döneminden kalma Kartaca Harabeleri, mutlaka görülmesi gereken yerler arasında ilk sırada. 
Vize ve pasaport hakkında daha fazla bilgi için:


 Kaynak: Sabah Gazetesi
Labels:
Vizesiz gidilebilecek ülkeler, türkiyeye vize uygulamayan ülkeler, yeni yılda vizesiz tatil seçenekleri

2016 da nereleri gezmeli?


2016 tatil 
2016 yaklaşırken turizmciler, 2016 da tatilcilerin uğrak noktalarının nereler olabileceği konularında tahminlerde bulundu.
Farklı kıtalardan bir çok yer, 2016 da gözde turizm merkezi olacak gibi gözüküyor.
İşte 2016 da tatil yapmayı düşünenlerin gidebilecekleri yerler:

1- Galapagos Adaları, Ekvator

Ekvator'da, ana karaya 600 mil uzaklıktaki takımadalar, volkanik bir yapıya sahip olup biyolojik çeşitliliği ile turistleri çekiyor. Özellikle de Galapagos penguenleri ile. Adada penguenler eşliğinde şnorkelle dalabilir, deniz aslanları ile kano turu yapabilir, dev kaplumbağalar, iguanalar, yunuslar ve köpekbalıklarını görebilirsiniz.

2- Liege Belçika


Belçika'nın üçüncü, Valon bölgesinin en büyük şehri olan Liege, bu yaz sanat ve yemek tutkunlarını ağırlayacak. Mayıs ayında Boveria'daki sanat müzesi hareketleniyor. Bu müzede Belçika sanatının en iyi örneklerini görmek mümkün olacak. Ayrıca müzede Louvre ile ortak büyük bir sergi de düzenleniyor. Sergide Renoir, van Gogh eserleri yer alıyor. Haziran ayında ise şenlikli festivalleriyle ünlü Liege'de Generation W Food Festival düzenlenecek. Valon bölgesinin şefleri festivalde yöresel yemeklerle adeta şov yapacak.

3- Borneo

Bir bölümü Endonezya, diğer bölümü Malezya sınırları içinde kalan bu ada, türü tehlike altındaki Borneo orangutanlarına ev sahipliği yapmasıyla biliniyor. Ayrıca Amazonlar'dan sonra ikinci büyük yağmur ormanlarına sahip. Doğal güzelliklerinin en büyük hazineleri olduğunun farkında olan ada halkı doğayı koruma konusunda bilinçli ve hassaslar. Bu vahşi adaya seyahat etmek eskiden çok güçtü. Ama şimdi arka arkaya açılan oteller ve tatil köyleriyle burası turistik bir bölge olma yolunda ilerliyor. Turlar da medeniyetin henüz ulaşamadığı yerleri görme fırsatı tanıyor.

4- Kosta Rika

Hem Pasifik hem de Atlas Okyanusu'na kıyısı bulunan Kosta Rika gibi biyolojik çeşitliliğe sahip çok az yer var. Üzerinde sürekli bulutların gezdiği sis ormanları, volkanik dağları, sulak alanlarıyla fauna ve florasında on binlerce eşsiz canlı bulunuyor. Lüks tesislerin çoğalması son yıllarda buraya olan ilgiyi de artırmış. Birçok zincir lüks otelin burada tesisi var.

5- Zimbabve

Zimbabve, Afrika kıtasının güneyinde, denize kıyısı olmayan bir kara ülkesi. Ekim ayında açılan Victoria Falls Havaalanı, uluslararası direkt uçuşlara imkan sağlıyor. Ülkenin kuzeyinde UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Mana Pools Ulus Parkı'ndaki Zambezi Nehri'nde gerçekleştirilen kano safarisi çocuklu aileler tarafından büyük ilgi görüyor. Bu turda timsahları ve hipopotamları görmek mümkün. Ayrıca Victoria Şelaleleri ve Hwange Ulusal Parkı'nda uzmanlar eşliğinde gerçekleştirilen yürüyüş safarisinde ise zebraları, filleri görmek mümkün. Burada konaklama için lüks kamplar bulunuyor.

6- Kapadokya, Türkiye

Kapadokya'da peri bacaları, toprağın rengi, derme çatma sokaklar, etkileyici mimari ve gökyüzü insanı derinden etkiliyor, büyülüyor hatta. Geçen yıl ilki düzenlenen müzik, gastronomi, sanat ve açık hava festivali Cappadox bu yıl daha da coşkulu geçecek ve bölgeye ilgiyi artıracak gibi görünüyor.

7- Rio de Janeiro, Brezilya


Bu sene 2016 Yaz Olimpiyatları'na evsahipliği yapacak olması Brezilya'nın ikinci büyük şehri Rio de Janeiro'yu yeniden turistlerin gözdesi haline getirdi. Ağustos ayında şehre 380 bin Olimpiyat izleyicisinin gelmesi bekleniyor. Ipanema ve Copacabana gibi dünyaca ünlü plajlara sahip olan şehirde yeni oteller açıldı. Bu arada şehrin tarihi favelası (gecekondu mahallesi) Providencia'ya teleferik ile gitmek mümkün.

8- Zagreb, Hırvatistan

Hırvatistan'ın başkenti bugüne kadar adalarla dolu Adriyatik kıyısının gölgesinde kaldı. Ama artık bu yeşil şehir çok gözde. Restorasyon çalışmalarının hızlandığı, yeni turistik tesislerin açıldığı Zagreb ayrıca mutfağıyla da öne çıkmaya hazırlanıyor. Kafeleri ve restoranlarında vakit geçirmek çok keyifli. Marticeva caddesi ise tasarım dükkanları, sanat stüdyolarıyla dikkat çekiyor.

9- Lille, Fransa

Paris'e bir saat uzaklıktaki şehir adeta moda, sanat ve yeme içmenin merkezi. Tarihi binaları, müzeleri ve parke taşlı caddeleri ile büyüleyici. Belçika sınırına çok yakın olan şehir yürüyerek rahatlıkla keşfedilebiliyor.

10- Taipei, Tayvan


Kendini baştan yaratıp Asya'nın en güçlü şehirlerinden biri haline gelen Taipei, toplu taşıma sisteminin kusursuz olması nedeniyle gezmesi çok zevkli bir şehir. Ayrıca zengin bir mutfağı var. Şık bir restoranda da yemek yiyebilirsiniz, ayaküstü sokak yemeklerinin tadına da bakabilirsiniz. Seçim size kalmış. 2016 World Design Capital (Dünya Tasarım Başkenti) seçilen şehirde konaklama için lüks tesisler ve butik oteller bulunuyor.

 Kaynak: sabah gazetesi
Labels:
2016  gözde tatil yerleri, 2016 da nereler gezilmeli, gezilecek yerler

TAYLAND’DA TATİL BAMBAŞKA


Tayland 

Uzak doğunun en güzel tatil ülkelerinden birisi de Tayland.
Tayland, Türk vatandaşlarına da vize uygulamıyor. Tayland hakkında  güzel bir yazı.

Tayland huzur ve mutluluk veren bir ülke. Başkenti Bangkok da aynı şekilde. Üstelik bu duyguları karmaşanın tam ortasında hissettirmeyi başarıyor. Bangkok halkı bilinenin aksine çekingen ve muhafazakar. Birbirlerine ve yabancılara karşı ise nazik ve sessizler. Aynı zamanda çok da yardımseverler. Şehirlerini, kültürlerini tanıtmak için can atıyorlar. Turistlerin halkın arasına karışmasını da doğal karşılıyorlar. Bu yüzden şehirde dolaşırken kendinizi evinizde gibi hissediyorsunuz. Bu arada özellikle İstanbul'dan gelenlere, çılgın trafiğiyle memleket hasreti de çektirmiyor. Şehri bir haftada baştan aşağı gezmek mümkün. İşte size yedi günlük şehrin olmazsa olmazlarını içeren kültür, tarih, yeme- içme ve alışverişi önerileri.

TAPINAKTA MASAJ SERVİSİ
http://www.sabah.com.tr/c/i/bullet.jpg Otele yerleşip uzun saatler süren uçak yolculuğunun yorgunluğunu üzerinizden attıktan sonra ilk olarak Grand Palace'a gidin. Orada tuk-tuk kiralayın. Tuk-tuk bir çeşit motosiklet ama iki kişilik. Şoförden sizi Wat Pho'ya götürmesini isteyin. 100 baht'tan fazla vermeyin ve sizi başka yere götürmesine müsaade etmeyin.
http://www.sabah.com.tr/c/i/bullet.jpg Wat Pho, bir Budist tapınağı. İçeride, arka tarafta masaj servisi var. Burada bir mola verin ve ayak masajı yaptırın.
http://www.sabah.com.tr/c/i/bullet.jpg Acıktığınızda nehir kıyısındaki Jin Chieng Seng'e gidebilirsiniz. 57 Maharat Road'daki Inn A Day otelinin girişinde, ufak bir Thai restoranı. Servisi yavaş ama yemekler çok lezzetli.
http://www.sabah.com.tr/c/i/bullet.jpg Yemekten sonra feribot iskelesi Tha Tien'e yürüyerek gidebilirsiniz. İskeleden ü baht vererek tekneyle karşıya, bir başka Budist tapınağı olan Wat Arun'a geçebilirsiniz.
http://www.sabah.com.tr/c/i/bullet.jpg Şafak Tapınağı olarak bilinen Wat Arun'u gezdikten sonra kanal turu yapmak iyi bir seçenek olabilir. Bunun için kiralayabileceğiniz long tail boat denilen eski, ahşap Tayland kayıkları bulunuyor. Tur için bir saat yeterli. Ücret olarak 1000-2000 baht arasında anlaşın.
http://www.sabah.com.tr/c/i/bullet.jpg Mandarin Oriental otel, yoğun geçen günün yorgunluğunu atabileceğiniz iyi bir adres. Otelin nehir manzaralı restoranı Verandah'da oturup bir şeyler içilebiliyor.
http://www.sabah.com.tr/c/i/bullet.jpg Thai boksu Muay Thai'a meraklıysanız doğru adres Asiatique. Pazartesi hariç her akşam 20.00'de canlı şov gerçekleştiriliyor.
http://www.sabah.com.tr/c/i/bullet.jpg Asiatique, bir çeşit modern gece pazarı. Sadece akşamları açık ve fazlasıyla
turistik. İçinde yemek için tavsiye edebileceğimiz iyi bir yer yok, hepsi vasat. Ama yine de burada yemekte ısrarlıysanız yerel lezzetler için Baan Khanitha'yı, İtalyan mutfağı için Capri'yi tercih edebilirsiniz. Bu arada Asiatique hediyelik eşya almak için çok iyi bir adres.

EN BÜYÜK PAZARLARDAN BİRİ
http://www.sabah.com.tr/c/i/bullet.jpg Eğer alışverişe meraklıysanız Bangkok seyahatinizin günlerini hafta sonunu da kapsayacak şekilde ayarlayın. Ve mutlaka Chatuchak Pazarı'na gidin. Chatuchak, dünyanın en büyük hafta sonu pazarlarından biri. Bu açık pazarda hediyeliklerden antikaya, sanat eserlerinden mobilyalara çok çeşitli ürünler satılıyor. Çok renkli ve bir o kadar kalabalık bir yer. Turistler yoğun ilgi gösteriyor. Elinizde pazarın bir haritası olduğunda işiniz kolaylaşıyor. Bu haritaları güvenlik görevlilerinden edinebilirsiniz. Chatuchak'a gitmenin en kolay yolu BTS'ye (bir çeşit metro) binmek. Sukhumvit hattının son durağı Mo Chit'te inip, parkın içinden geçerek pazara ulaşabilirsiniz. Chatuchak'ta mutlaka Hindistan cevizli dondurma yiyin. Pazarın içinde çok dondurmacı var ama en iyisi MRT girişinde olan.
http://www.sabah.com.tr/c/i/bullet.jpg Bangkok adeta alışveriş merkezi diyarı. 3-4 BTS hattı arasında 10'a yakın alışveriş merkezi var. Bunlar arasında en popüler olanı Emquartier. BTS Phrom Phong istasyonundan AVM'ye direkt girilebiliyor. Tam karşısında da Emporium var. Bunlar aynı aileye ait kardeş AVM'ler. İçlerinde dünyanın en pahalı arabası da satılıyor, el yapımı ürünler de.
http://www.sabah.com.tr/c/i/bullet.jpg Emquartier'de yemek yiyecekseniz şu adresleri tercih edebilirsiniz. Roast (kafe- restoran), Crab&Claw (deniz ürünleri restoranı) ve Four Seasons (Çin restoranı, özellikle crispy duck'ı çok güzel.) Thai mutfağı için Nara, Meksika mutfağı için ise La Monita doğru seçenekler. Burada, gönül rahatlığıyla keyifli bir öğlen yemeği yiyerek gerçek anlamda Uzakdoğu yemeğine doyabilirsiniz.
http://www.sabah.com.tr/c/i/bullet.jpg Hazır buraya kadar gelmişken Bangkok'tan bir saat uzaklıktaki egzotik adalarını da ziyaret etmelisiniz. Özellikle de Phuket'i mutlaka programınıza ekleyin. Muhteşem bir deniz ve kum. Burada geçireceğiniz günleri uzun süre unutamayabilirsiniz.

YÖNTEM AKMEN İNANÇ
DAMAK ÇATLATAN ADRESLER
Bangkok'ta herkese, her zevke hitap eden yeme-içme yerleri mevcut. Street Food dediğimiz sokak yemeği şehirde çok popüler. Ama Türkiye'den gelince insan her şeyi tatmakta tereddüt edebiliyor. Eğer yerli halkın da gittiği, otantik bir yerde yemek yemeyi arzu ediyorsanız Sukhumvit Soi 14'teki Tayland lokantası Suda tek tavsiyemiz olabilir. Restoranda İngilizce menü de var. Eğer akşam yemeğini şık bir Tayland restoranında yemek istiyorsanız Issaya Siamese Club ve Face'i deneyebilirsiniz. İki restoranın da yemekleri kadar ambiyansı da bir o kadar muhteşem ve etkileyici. Bir de ödüllü Nahm var. Canınız Japon yemeği istediyse Zuma'yı söylememe bile gerek yok. Ülkemizde de şubesi bulunan, oldukça sevilen bir restoran. Nezih atmosferi ile muhteşem. Şu sıralar suşinin en trendi adresi ise Ginza Sushi Ichi. Isao ise daracık, daha gündelik bir mekan. Ama önünde hep kuyruk var. Şehre gelen yabancıların listesinde de ilk sıralarda yer alıyor. Bunların dışında Gaggan'a da mutlaka uğrayın. Asya'nın en iyi 50'sinin bir numarasında yer alıyor. Gittiğinize pişman olmayacaksınız. Bu yıl yeni açılan ve yine çok 'in' bir diğer mekan da l'Atelier de Joel Robuchon.
Kaynak: Sabah Gazetesi
Labels. Tayland tatili, tayland tatili nasıldır, tayland gezilecek yerler.